Ana sayfa Tarih Atatürk İlke ve İnkılapları

Atatürk İlke ve İnkılapları

21
0

Atatürk İlke ve İnkılapları

Atatürk İlke ve İnkılapları konusunda arkadaşlar yeni konu özetimizi ekledik isterseniz konuları inceleyerek sonuçlara bakabilirsiniz. En iyi kısmı konu sonunda online testler var. Atatürk İlke ve İnkılapları konusuna buradan çalışabilir ders içeriklerimize göz gezdirebiliriz.

 

  • Cumhuriyetçilik İlkesi: Cumhuriyet bir yönetim biçimidir. Halkın kendi kendisini yönetmesi şeklidir. Milli egemenliğe dayalı devlet sistemidir. Cumhuriyetçilik ilkesi milli egemenlik, bağımsızlık, milliyetçilik ve halkçılık ilkeleriyle bütünü oluşturur. Mustafa Kemal cumhuriyetçilik ilkesini tüm siyasi tartışmaların dışında tutmuştur. Bu durum aynı zamanda Anayasa’nın değişmez ilkeleri arasında da yer almıştır.
  • Milliyetçilik İlkesi: Fransız İhtilali ile ortaya atılan bir düşünce sistemidir. Ulusal birlik ve bütünlüğü sağlama ve sürdürmeyi hedefler. Dil, ülkü, kültür, tarih ve vatan birliğine dayanır. Milli varlığın korunması ve sürdürülmesi için dil, kültür ve vatan birliği olan tüm bireylerin birlikte, ortak hedefler doğrultusunda çalışmasını öngörür. Milliyetçilik ilkesinin gerçekleşebilmesi için tam bağımsızlığın sağlanması zorunludur. Bu nedenle bağımsızlık ilkesi milliyetçiliği bütünler.
  • Halkçılık İlkesi: Toplumsal barışı sağlamayı, sınıf ayrıcalığını önlemeyi, halkın temel sorunlarını çözmeyi ve devlet yönetimine katılmada tüm bireylere eşit imkânlar tanımayı hedefler. Cumhuriyetçilik ve milliyetçilik ilkelerinin doğal sonucudur.
  • Laiklik İlkesi: Hukuk kurallarının dine değil, akıl ve pozitif bilime dayanmasıdır. Din ile devlet işlerinin ayrılmasını gerektirir. Laiklik tüm siyasi tartışmaların dışında tutulmuş, bu durum Anayasa’nın değişmez maddeleri arasında da yer almıştır.
  • Devletçilik İlkesi:Özel sektörün güç yetiremediği ağır sanayi yatırımlarının devlet eliyle gerçekleştirilmesi sistemidir. Özel teşebbüse karşı değildir. Hızlı kalkınma ve halkın temel ihtiyaçlarını çözümleme amacına yöneliktir. Devletçilik ilkesi halkçılık ilkesiyle bir bütün oluşturur. Devletçilik ilkesi doğrultusunda Planlı Ekonomi‘ye geçilmiş; büyük fabrikalar, bankalar ve üretme çiftlikleri kurulmuştur.
  • İnkılapçılık (Devrimcilik) İlkesi: Toplumsal kurumların ve devlet düzeninin belli bir süreçte değiştirilmesi ve modernleştirilmesi düşüncesine açık olmadır. İnkılapları koruma ve sürdürmeyi amaçlar. Mustafa Kemal’in inkılapçılık anlayışı durağan bir nitelikte değildir. Günün gereklerine göre değişmeye ve gelişmeye açıktır.

Atatürk ilkelerinin amacı Türk insanını atılgan, yaratıcı, barışçı, birleştirici yapmaktır. Büyük Atatürk hayatta iken kendi de bu ilkeleri uygulamış ve bugünkü Türkiye’yi çağdaş yapan inkılapları sağlamıştır. Kısa bir ömre sığan bu inkılapları Avrupa ancak 200-300 yılda yapabilmiştir.

Atatürk, cağımızın gelmiş geçmiş dahi devlet adamlarından biridir. Onun büyüklüğü çok yönlü bir kişiliğe sahip olmasından kaynaklanır. İyi bir kumandan, dahi bir lider, güçlü bir devlet adamı, iyi bir hatip, milletinin bas öğretmeni, köylüsünün baş çiftçisi ve esir milletlerin kılavuzudur.

Türk inkılaplarının kısa sürede başarıya ulaşmasının sırrı buradadır.Atatürk inkılapları ile çağdaş bir devlet niteliğine kavuştuk. Dünyada saygınlığımız arttı. Yabancı uyruklulara tanınan kapitülasyon ayrıcalıkları kaldırıldı. Tarımın modernleşmesinde devlet öncü oldu. Bankalar, fabrikalar kuruldu. Sonunda ülkemiz bayındır oldu. Ulusumuz zenginleşti.

Şimdi de Atatürk İnkılaplarının (Devrimlerinin) neler olduğunu kısaca görelim

Lozan Barış Antlaşması ile yabancı uyruklulara tanınan kapitülasyon ayrıcalıkları kaldırıldı. Ülkemiz kendi zenginlik kaynaklarına sahip çıktı. Her alanda devlet öncülük etmeye başladı. Bankalar, fabrikalar kuruldu.

Modern tarım çalışmalarına başlandı. Yollar, özellikle demiryolları yapımında büyük çaba gösterildi. Böylece yurdun en uzak yerlerine ulaşma olanağı hazırlandı. Ekonomik bağımsızlığımız kazanıldı. Ekonomik alanda sağlanan bu başarılar sonucu yurdumuz bayındırlaştı. Ulusumuz zenginleşti. Halk için ağır bir yük olan aşar vergisi kaldırıldı. Çağdaş vergilendirme yöntemleri uygulanmaya başlandı.

  • İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat 1923)
  • Aşar(Öşür) Vergisinin Kaldırılması (17 Şubat 1925)
  • Çiftçinin Özendirilmesi(1925)
  • Örnek Çiftliklerin Kurulması (1925)
  • Tarım Kredi Kooperatiflerinin Kurulması (1925)
  • Kabotaj Kanunu (1 Temmuz 1926)
  • Sanayi Teşvik Kanunu (28 Mayıs 1927)
  • I. ve II. Kalkınma Planları (1933, 1937)
  • Yüksek Ziraat Enstitüsü’nün Kurulması (1933)
  • Ticaret ve Sanayi Odalarının Kurulması (1935)
  • Sağlık Hizmetleri Alanında Yapılan reformlar.

Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde 1919 yılında başlayan Ulusal Kurtuluş Savaşımız 1922’de tamamlandı. Osmanlı Devleti yöneticileri bu savaşın önderleri hakkında ölüm fermanları imzalamaktan çekinmediler. Kurtuluş Savaşı bittiği zaman bir yanda Büyük Millet Meclisi Hükümeti, öte yanda Osmanlı Saltanatı vardı.

Büyük Millet Meclisi’nin 1 Kasım 1922 günü kabul ettiği bir yasa ile tarihimizde saltanat dönemi kapandı. Yeni bir dönem başladı. Osmanlı Saltanatının kaldırılmasından sonra 1921 Anayasası’nda değişiklikler yapıldı. 29 Ekim 1923 günü Türkiye Devleti’nin hükümet şeklinin Cumhuriyet olduğu kabul edildi. Cumhuriyetin ilanı ile tarihimizde Cumhuriyet Dönemi başladı.

  • Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
  • Cumhuriyet’in İlanı (29 Ekim 1923)
  • Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

Cumhuriyet öncesinde yargı işleri din adamları tarafından görülürdü. Kadı adı verilen yargıçlar din kurallarına göre karar verirdi. Hukuk alanında yapılan değişiklikle eski mahkemeler kapatıldı. Eski yasalar yürürlükten kaldırıldı. Uygar ulusların yasaları örnek alınarak boşanma, miras, ceza hukuku yeniden düzenlendi. Hukuk devrimi ile kadın – erkek arasında eşitlik sağlandı. Miras konusunda kadın ve erkek eşit pay almaya başladı. Kadınlar da erkekler gibi seçme ve seçilme hakkına kavuştu.

  • Teşkilatı Esasiye Kanunu (1921)
  • 1924 Anayasası
  • Şeriy ye Mahkemelerinin Kapatılması (1924)
  • Medeni Kanunun Kabulü (1926)
  • Türk Ceza Kanunu (1926)
  • Mecellenin Kaldırılması (1924-1937)

Osmanlı Devletinde eğitim sistemi dinseldi. Mahalle okulunu bitirenler isterlerse öğrenimlerini Medreselerde sürdürürlerdi. Medreselerde genel olarak dini bilgiler öğretilirdi. Bu öğrenim kurumlarında tekniğe, bilime önem verilmezdi. Medreselerin yanı sıra İmparatorluğun devlet işleri için kurulmuş Enderun adlı Saray Okulu vardı. Çok sonraları Tanzimat Döneminde Ortaokul dengi Rüştiye, Lise dengi İdadi ve Sultani okulları açıldı.

Daha sonra Tıp, Harp Okulu, Mülkiye Okulları kuruldu.Cumhuriyet döneminde dine bağlı eğitim sistemine son verildi. Eğitim kurumlarında bilimsel yöntem ve ilkelere dayalı eğitim çalışmaları başladı. Tüm okullar bu ilkelere göre yeniden örgütlendi.

Atatürk eğitime, öğretime çok önem verdi.Bilgisizliği kısa yoldan çözmek, okuma yazmayı kolaylaştırmak amacı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Kasım 1928 tarihinde Türk Alfabe Yasası’nı kabul etti. Bu alfabe ile okuma yazma öğrenilmesi için Ulus Okulları açıldı. Bütün yurtta okuma yazma öğrenme çalışmaları başladı.

Atatürk, Ulus Okullarında Başöğretmen olarak dersler verdi.Harf değişikliğini, dilde özleşme izledi. Arapça ve Farsça sözcüklerden oluşan Osmanlıca yerine Türkçe konuşulup yazılmaya başlandı. Atatürk Türk Dili’nin benliğine kavuşma çalışmalarını yürütmek amacı ile 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ni kurdu. Dilimiz yabancı sözcüklerden arındı

  • Millet Mekteplerinin Açılması (1928)
  • Öğretimin Birleştirilmesi (1924)
  • Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun (1926)
  • Medreselerin Kapatılması (1926)
  • Güzel Sanatlarda Yapılan Yenilikler (1928)
  • Harf Devrimi (1928)
  • Türk Tarih Kurumu’nun Kurulması (1931)
  • Türk Dil Kurumu’nun Kurulması (1932)
  • Üniversite Reformu (1933)

Atatürk, ulusumuzun uygar uluslar düzeyine ulaşması için, sosyal alanda da köklü değişiklikler yaptı. Yeni okullar açtı. Hastaneler, dispanserler kurulmasını sağladı. Güzel sanatların gelişmesi için gerekli girişimlerde bulundu. Konservatuar kuruldu. Stadyumlar, spor alanları, kapalı spor salonları yapıldı. Uygar bir toplum için gerek duyulan tüm sosyal kurumlar Atatürk döneminde açıldı.

  • Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması (30 Kasım1925)
  • Kılık ve Kıyafette Değişiklik (1925-1934)
  • Takvim, Saat ve Ölçülerde Yapılan Değişiklikler (1925-1935)
  • Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)
  • Türk Kadınının Medeni ve Siyasi Haklarına kavuşması (1926-1934)
  • Şapka kanunu (25 Kasım 1925)

Atatürk dünya ile ilişkilerimizi düzenli yürütmek için ölçü birimlerinde değişiklikler yaptı.Uzunluk ölçüsü birimi olarak arşın, endaze; ağırlık ölçüsü birimi olarak okka, dirhem gibi ölçüleri kaldırarak bugün kullanmakta olduğumuz ölçü birimlerini kabul etti.Yurdumuzda daha önce takvim Hicri takvime göre düzenlenmişti.

Buna göre dünyanın kullandığı takvimle aramızda 580 yıl kadar bir farklılık vardı. 1 Ocak 1926 tarihinden sonra bizde de Miladi takvim kullanılmaya başlandı.Eskiden ülkemizde ezani saat kullanılıyordu. Bu saat uygar ülkelerin kullandığı saate uymuyordu.

Takvimde olduğu gibi saatler arasındaki bu uymazlık büyük karışıklıklara neden oluyordu. Bunları önlemek için takvimle birlikte bugünkü kullandığımız saat kabul edildi.Hafta tatili Cuma’dan Pazar gününe alındı.

Konu Testleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here